miss marple etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
miss marple etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2008 Pazartesi

Miss Marple Kimdir?


Jane Marple, genellikle Miss Marple olarak bilinen, ve Agatha Christie'nin 12 cinayet romanında rol alan hayali kahramandır. Miss Marple amatör dedektiflik yapan "yaşlı bir kızdır" ve St. Mary Mead isimli köyde yaşar. Bir çok kez ekranlarda gösterilen bu karakter Christie'nin en ünlü yaratılarındandır. Karşımıza ilk kez 1927 Aralığında The Royal Magazine'de yayımlanan Cinayetler Kulubünde çıkmıştır. İlk kez full olarak bir romanda ise 1930'da basılan Ölüm Çığlığı'yla rol almıştır.

Karakteri
Miss Jane Marple küçük bir İngiliz köyü olan St. Mary Mead'de yaşayan yaşlı bir bayandır. Kat kat tüvit giyen, genellikle örgü örerken ya da bahçesinde otları temizlerken gözlemlenen sıradan biridir. Miss Marple bazen kafası karışmış olarak görülebilir ancak iş bir cinayeti çözmeye gelince, o çok keskin bir zekaya ve insan doğasını tüm güçlü ve zayıf yönleriyle anlamlandırmaya sahiptir. Detektif romanlarındaki geleneğe göre, Miss Marple genellikle yerel polisin çözemediği cinayetleri aydınlatarak onları utandırır.

Miss Marple ismi Manchester'deki demiryolu istasyonunun ismi olan Marple'dan gelir.

Miss Marple isimli kahramanın ilk kez karşımıza çıktığı roman olan Ölüm Çığlığı'ndaki Marple karakteri ile sonraki karakteri arasında belirgin farklar vardır. İlk kitabında Marple neşeli dedikoducu birisidir ve aslında o kadar da hoş birisi değildir.Mary sakinleri onu seviyordur lakin insanlar onun meraklı yapısından ve insanların kötü özelliklerini tahmin etmesinden usanmışlardır. Daha sonraki kitaplardaysa Marple daha modern ve şirin olarak karşımıza çıkar.

Marple hiç evlenmemiştir ve çok yakın akrabası yoktur. Ölüm Çığlığı'ndaysa Marple'in yeğeni "çok ünlü" yazar Raymond West vardır. West'in hanımı Joan, modern bir sanatçı, 1933'de ortaya çıkar. Raymond fazla özgüveniyle ve Marple'in zeka gücünü küçümsemesiyle ön plana çıkar. Daha sonraki yıllarda ise, Ve Ayna Kırıldı romanından tanıdığımız Cherry Baker Marple'in arkadaşı olarak ortaya çıkar.

Sadece çok kurnaz ve zeki olmasından değil, St. Mary'nin ona insan doğasının bir çok negatif yönünü gösteren örnekler sunmasından dolayı, Marple bir çok zor cinayeti çözmüştür. Miss Marple'in yaşanmış bir olayla ilgili bir paralellik kuramadığı hiç bir cinayet yoktur. Miss Marple'i tanıyanlar bazen onun sık sık kişiler ve olaylar arasında yaptığı analojilerden sıkılsalar da, bu analojiler ona cinayetin doğası hakkında derin bir kavrama yeteneği verir.

Marple'in ayrıca, insan anatomisi üzerine çalışmalarını da içeren harika bir eğitimi vardır. Tatlı ve narin birisi olarak görülmesine karşın, Marple cesetlerden asla korkmaz. Marple ayrıca önemsiz gibi görünen yorumları eldeki cinayete uygun şekilde bağlamasıyla ünlüdür.

Christie, Marple serisinin son kitabı olan "Uyuyan Ölüm"ü 1940'da yazdı. Ancak Alman bombardımanında ölürüm de kitap kaybolur diye bu kitabı bir bankanın mahzenine emanet etti. Kitap Christie'nin ölümü 1976'ya kadar yayımlanmadı.

Marple tüm kitaplarda yaşlı bir bayan olarak tanıtılsa da gerçek yaşından hiç bahsedilmez.

Miss Marple'in Tüm Kitapları İçin Tıklayınız

Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Miss_Marple

7 Haziran 2008 Cumartesi

Ölüm Meleği - Giriş


Kitabın Orjinal İsmi: Nemesis
Yayın Tarihi: 1971

ESRARLI OLAYLARLA İLGİSİ OLANLAR
Jane Marple: Yaşlı hiç evlenmemiş bir bayan. Kötülüğün kokusunu alırdı.
Jason Rafiel: Zengin bir iş adamı. Adaletin yerine gelmesini istiyordu.
Esther Walters: Bay Rafiel'in sekreteri. İyi ve dürüst bir kadındı.
Cherry: Miss Marple'ın hizmetçisi. Onun yorulmasını istemiyordu.
Brodribb-Schuster: Bay Rafiel'in avukatları. Adamın, Miss Jane Marple'dan ne istediğini anlayamıyorlardı.
Bayan Sandbourne : Genç bir kadın. Otobüs turlarını yönetiyordu.
Geraldine Riseley-Porter : Sosyeteden bir kadın. Kendisinin çok önemli olduğunu düşünüyordu.
Joanna Crawford: Bayan Riseley-Porter'ın yeğeni. Çok becerikli bir kızdı..
Elizabeth Temple: Tanınmış bir okulun eski müdiresi. Şahsiyet sahibi bir kadındı.
Albay Walker ve eşi: Orta yaşlı bir çift. Otobüsle gezintiye çıkmışlardı.
Mamie ve Henry Butler : Amerikalı bir karıkoca. Seyahate meraklıydılar.
Profesör Wanstead: Psikoloji ve pataloji alanlarında isim yapmıştı.
Richard Jameson: Mimar. Eski şatoları inceliyordu.
Miss Lumley ve Miss Bentham: Yaşlı iki arkadaş. Kedilerini evde bırakarak yolculuğa çıkmışlardı.
Miss Barrow ve Miss Cooke: Orta yaşlı iki arkadaş. Davranışları biraz gizemliydi.
Bay Caspar: Bir yabancı. Fazla heyecanlıbir adamdı.
Emlyn Price: Bir delikanlı. Joanna Crawford'la ilgileniyordu.
Laviniâ Glynn: Eski konakta oturan üç kardeşten ortancası. İyi bir kadındı.
Clotilde Bradbury-Scott: Lavinia'nın ablası. Çok üzgün bir hali vardı.
Anthea Bradbury-Scott: Clotilde ve Lavinia'nın küçük kardeşleri. Biraz anormaldi.
Michael Rafiel: Bay Rafiel'in oğlu. Çok yakışıklı fakat ahlaksız bir gençti.
Nora Broad: Genç bir kız. Erkek delisi olduğu söyleniyordu.
Verity Hunt: Güzelliğiyle dikkati çeken bir genç kız. Evlenmekten vazgeçmişti.
Başdiyakoz Brabazon: Yaşlı bir din adamı. Gelmeyen bir damatla gelini beklemişti.

MİSS MARPLE'IN ELİNDE ŞU İPUÇLARI VARDI:
•Kırmızı-siyah, kareli bir kazak...
•Bir çiçek...
•Eski bir ev...
•Bir mektup...
•Bir resim...
•Bir fincan kahve...
•Bir otobüs dolusu yolcu...
•Kıyılamayan bir nikâh...
•"Kurşuni Koç" kayaları...
•Bir paket...

MİSS MARPLE'IN ESRARI ÇÖZEBİLMESİ İÇİN ŞU SORULARI CEVAPLANDIRMASI GEREKİYORDU:
•Elizabeth, "Dünyanın en korkunç kelimesi 'sevgi'dir," derken neyi kastetmişti?
•Bay Rafiel, Miss Marple'ın ne yapmasını istiyordu?
•Miss Cooke'la Miss Barrow neden yaşlı kadından kaçıyorlardı?
•Anthea gerçekten bahçeden korkuyor muydu?
•Eski konaktaki gizli acının kaynağı neydi?
•Nora nereye gitmişti?
•Verity niçin nişanı bozmuştu?
•Miss Cooke bahçıvanlıktan gerçekten anlıyor muydu?
•Profesör Wanstead dost muydu? Yoksa düşman mı?
•Michael gerçekten suçlu muydu?

Arka Kapak
Jane Marple hiç beklemediği birinden bir mektup alır. Yolculuklarının birinde tanıştığı Bay Rafiel’den gelen mektup yaşlı kadını şaşırtır.
Kısa bir süre önce ölen adam, onun adalet duygusuna güvendiğinden söz ederek bir cinayet olayının ortaya çıkarılmasını istemektedir.
Ama tüm bu isteklerin dışında cevaplanmamış sorular vardır:
Bir, söz edilen cinayeti kim işlemiştir?
İki, cinayet nerede ve ne zaman gerçekleşmiştir?
Tüm bu soruları cevaplandıracak olan yaşlı Marple, kalan zamanını ve düşmanını bilemeden hızla yol almak zorundadır.

6 Haziran 2008 Cuma

Ölüm Çığlığı - Giriş


Kitabın Orjinal İsmi: Murder At The Vicarage
Yayın Tarihi: 1930


SAKİN KÖYDEKİ CİNAYETLE İLGİSİ OLANLAR :
Len Clement: Köyün rahibi. Bazen bir din adamına yakışmayacak şeyler düşünüyordu.
Griselda Clement: Rahibin genç karısı. Hiç de iyi bir ev kadını değildi.
Dennis Clement: Rahibin yeğeni. Cinayetin eğlenceli bir şey olduğunu düşünüyordu.
Mary: Rahibin hizmetçisi. Ondan daha kötü bir hizmetçi olamazdı.
Lucius Prothero: Aksi bir adam. Dostlarından çok düşmanları vardı.
Ann Prothero: Prothero'nun genç karısı. Kocasını sevmiyordu. Lettice Prothero: Prothero'nun kızı. Daima dalgın dururdu.
Lawrence Redding: Genç ressam. Bir film yıldın kadar yakışıklıydı.
Dr. Stone: Ünlü arkeolog. Onu kazılardan başka bir şey ilgilendirmiyordu.
Gladys Cram : Stone'un sekreteri. Köydekiler onun adamla evlenmek niyetinde olduğunu söylüyorlardı.
Estelie Lestrange : Güzel bir kadın. Herkes onun sırrını çözmeye çalışıyordu.
Dr. Baydock : Köy doktoru. Gizli bir derdi var gibiydi. Hawes : Rahibin yardımcısı. Sinirleri çok bozuktu.
Martha Price Ridley: Yaşlı bir kadın. Telefon konuşmasına sinirlenmişti.
Amanda Hartnell: İhtiyar bir kız. Fakirler kendisinden nefret ediyorlardı.
Caroline Wetherby: Yaşlı bir komşu. Dedikoduya bayılıyordu. Slack : Polis Müfettişi. Rahibin sinirine dokunuyordu.
Albay Melchett: Polis Müdürü. Durumun çok karışık olduğundan emindi.
ve
Miss Marple

MISS MARPLE'ın elinde şu ipuçları vardı:
  • İki telefon konuşması...
  • Bir tabanca...
  • Bir bavul...
  • Bir pusula...
  • İmzasız bir mektup...
  • Bir saat...
  • Bir küpe...
  • Bir portre...
  • Aksırık sesi...
  • Yarıda kalmış bir pusula...
MİSS MARPLE'ın cinayetleri çözebilmek için şu soruları cevaplandırması lâzımdı:
  • Yedi şüpheli şahıs kimdi?
  • Mrs. Price Ridley'e telefonda kim küfretmişti?
  • O aksırık sesi neydi?
  • Koruda kim ateş etmişti?
  • Gladys gece yarısı ormanda ne arıyordu?
  • Yağlı boya tablo neden parçalanmıştı?
  • Lettice sarı beresini nerede unutmuştu?
  • Ann'den nefret eden kimdi?
  • Lawrence'e neden düşmanlık etmeye çalışıyorlardı?
  • Antika gümüşler değiştirilmiş miydi?
Arka Kapak
Albay Protheroe'nun öldürülmesi St. Mary Mead halkını şaşırtmış ama pek de üzmemişti. Albayı öldürmekle katilin dünyaya büyük bir iyilik yaptığını söyleyen köyün papazı, Protheroe'nun genç ve fingirdek karısını da kocasını öldürmekle suçlamıştı. Peki sadakatsiz Bayan Protheroe ve genç ressam sevgilisi bu konuda ne düşünüyorlardı?

Entrikalarla bezeli gerilimi yine kurnaz Jane Marple çözüyor.

Bu romanda okurla Miss Jane Marple ile ilk kez tanışıyor.

Christie Romanlarındaki Katil...3

Önceki iki yazımızda Christie romanlarındaki katili veya katilleri bulmanın zorluğundan bahsetmiştik. Bu yazımızda ise Türkiye'nin 'en ekşi' platformu olan http://sozluk.sourtimes.org'da bu konuyla ilgili olan bir başlıktan seçme entryler almak istiyorum. Agatha Christie romanlarında katili hiç bulamamak isimli başlıktadaki bir kaç girdiyi sizlerle paylaşmak istiorum.

  • "okuduğunu anlamamaktan ziyade christie'nin benzersiz kurgusu (ki bu kurgu hem diğer polisiye yazarlarının kurgularından farklıdır hem de christie'nin kendi romanları arasında da farklı şekillerde karşımıza çıkar) şüphesiz rol oynar bu durumda. christie ipuçlarını verir aslında, bunların izini sürmek için tecrübeli bir polisiye okuru olmak gerek diye düşünüyorum. ayrıca "katili bulmalıyım" dürtüsüne de gerek yoktur bence, dümdüz de okunsa gayet keyifli romanlardır."
  • "agatha christie romanlarını okurken sona kadar katil bulunamayabilir ancak romanın sonunda katil mutlaka ortaya çıkar... böylelikle katili hiç bulamamak okudugunu anlamamakla aynı kapıya çıkmış olur."
  • "agatha christie romanlarını sondan başa doğru yazdığı için katili bulmak için karakterlerin sözlerini dikkatle incelemeniz gerekir ki, bu da çoğu zaman yanıltıcı ve dumura uğratıcı olabilir."
  • "kitaplarının büyük bir çoğunluğunda ya hercule poirot ya da jane marple olayı çözer.diğer kahramanların konuştukları kısımlara pek dikkat etmeyin.hercule poirot ya da jane marple'in olduğu kısımlarda katilin ipucları verilir.zaten,onlar da bu ipuçlarından cinayeti çözerler."
  • "agatha, katili okuyanlarin cok onceden bulmamasi icin eksik bilgi verir kitabin ortalarinda. sonlara dogru cikartir bu bilgileri ve zaten coktan katilin kim oldugu aciklaniyordur. ve su bir gercektir, katil gibi gözüken hic bir zaman katil degildir. en azindan ihtimaller azaliyor."

5 Haziran 2008 Perşembe

Christie Romanlarındaki Katil...2


Bir önceki yazımızda Christie romanlarında katili bulmanın zorluğundan bahsetmiştik. Buradaysa genel olarak katili bulamama nedenlerinden bahsetmek istiyorum:

  • Herşeyden önce katili tanımlamak ve bulmak için yeterli kanıt olmaması. Veya bir çok kanıt olduğundan hangi kanıtların cinayetle ilgisi olduğuna karar verememek. Hani bir çok Christie romanının baş tarafında 'X'in Elindeki İpuçları' diye bir bölüm vardır ya. İşte bu ipuçları aslında biz okuyucuların da elinde vardır ama işte asıl olan bu ipuçlarını mantıklı bir zeminde ve zaman sırasında düzenlemek. Bu düzenleme işlemi çok zor olduğundan katil bulmak bir hayli güçtür.
  • Birden daha fazla katilin olması. Yani siz bir katil umarken/ararken, birden fazla katille karşılaşabilirsiniz. Hatta öyle romanlar var ki tüm şüpheliler cinayette rol alabilir. Katiller bazen karı-koca, bazen birbiriyle önceden ilişkide bulunmuş insanlar olabiliyor.
  • Christie'nin bizi kandırması. Evet, mesela siz hiç ünlü dedektif Poirot'un cinayet işleyebileceğine ihtimal veriyor musunuz? Ya da gerçek katilin öldürülmüş olması daha doğrusu öldürülmüş rolü yapması. Diğer bir romanda ise cinayeti bire bir anlatan şahsın katil olması. Bütün bunlar ihtimal dışıymış gibi olsa da Christie'nin romanlarında oluyor. Dolayısıyla da katili bulabilmek imkansızlaşıyor.
  • Katillerin çok zeki olması. Bazen gerçek kimliklerini gizleyerek, bazen katili araştırarak (evet katil kendini araştırıyor!), bazen de zekice söz ve davranışlarıyla bizi değişik mecralara sürükleyebiliyor. Örneğin, bir Christie romanında katili bulabilmek için bir katil olamayacaklar listesi hazırlamıştım. Sonradan gördüm ki listenin ilk iki sırasındaki kişiler katilmiş. Yani katiller o kadar zekiydi ki, cinayet o kadar akıllıca kurgulanmıştı ki, gerçek katiller masum listesinin başındaydı.
  • Gerçek katil ile 'bu cinayetin olmasını' isteyenler arasındaki ayrımın çok ince olması. Herhangi bir cinayetten faydalanan o kadar fazla insan oluyor ki tüm bu insanlar birer katil adayı. Hatta o kadar ki katil olmayan birisinin 'tam da hayal ettiği gibi' bir cinayet işleniyor ve bu cinayetin en büyük zanlısı bu şahıs oluyor. Hatta o kadar ki işlemediği cinayetin düşündüğü gibi olması o kişinin de kendisini katil sanmasına neden oluyor. Dolayısıyla biz okur olarak, o kişiye katil etiketini hemen yapıştırıveriyoruz.
  • Psikoloji bilmememiz. Dikkat ederseniz tüm Agatha Christie romanları belirli bir sebepten işlenir. Mesele genellikle para ya da aşktır. Veya maktül katilin bir sırrını biliyordur. Her ne nedenle olursa olsun bu cinayetin mutlaka psikolojik bir yönü vardır. Bu yüzdendir ki dedektifimiz Poirot olayları sadece düşünerek yani küçük gri hücrelerini kullanarak çözümler. Her olayı gözdüğünde mutlaka katilin ve maktülün psikolojik yönünü irdeler.

Christie Romanlarındaki Katil...1


Christie romanlarının en büyük özelliği katili okuyucunun çok zor bulmasıdır.

Aslında katili bulmanız hemen hemen olanaksızdır; sadece tahmin yoluyla birşeyler söyleyebilirsiniz.

Zira bazı ayrıntılar vardır, siz onu farkedersiniz ama cinayetle direkt ilgisi yoktur bunların.

Sadece detektifimiz 'puzzle'daki tüm taşları yerli yerine koyarken bu ayrıntıları da bir yerlere koyar.

Yani okuyucu olarak dikkat ettiğimiz şeyler, aslında Christie tarafından bilinçli şekilde bizim onları farketmemiz için konmuştur.

Biz onları farkederiz ama mutlaka açıklayamadığımız olaylar, ilişkiler veya kanıtlar vardır.

Zaten bir Christie romanındaki her şey açıklansaydı o zaman romanlar cazibesini kaybederdi.

Christie'yi kraliçe yapan ana unsur da sanıyorum romanlarının , insandaki merak duygusunu kamçılayarak, bir solukta okunması.

İşte bu merak duygusunu da katilin kimliğini ustaca gizleyerek başarıyor Christie.

Şahsen, bir Christie kitabını tekrar edeceksem yalnızca son kısmına herşeyin açığa çıktığı kısma bakıyorum. Çünkü o bölüm tüm kitabın özeti şeklinde yazılmış oluyor.

Son olarak, kimse katili bulamıyorum diye üzülmesin, Christie romanlarının tadı katilin ismini ve eylemlerini kitabın sonunda öğrenmekten geçiyor.

Agatha Christie Romanlarındaki Katil-2

Agatha Christie Romanlarındaki Katil-3




29 Mayıs 2008 Perşembe

Miss Marple'in Tüm Hikayeleri


Agatha Christie'nin sevdiği bir karakteri olan Miss Marple'in rol aldığı tüm hikayeleri aşağıda İngilizce olarak listelenmiştir. Parantez içindeki rakamlar eserlerin basım tarihini göstermektedir.

The Murder at the Vicarage (1930)

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Poirot ve Marple Karakterleri


Agatha Christie'nin 1920'de basılan ilk romanı olan "Styles'daki Esrarengiz Olay" bizleri daha sonra 33 roman ve 54 kısa öyküde boy gösterecek olan dedektif karakteri olan Hercule Poirot'u tanıştırdı.

Diğer bilinen karakteri Miss Marple ise 1930'da basılan "Ölüm Çığlığı" ile bizlerle buluştu ve bu karakter Agatha'nın ninesine dayanıyordu.

2. Dünya Savaşı sırasında Christie, Poirot ve Marple'ın son davaları olmasını tasarladığı iki roman yazdı. Bunlar Poirot için "Ve Perde İndi." ve Marple için "Uyuyan Ölüm"dü. İki roman da bir bankanın kasasında mühürlenmiş olarak otuz senenin üzerinde durdu, ve yaşamının sonlarına doğru Agatha tarafından basılması için serbest bırakıldı ki Christie daha fazla roman yazamayacağını anlamıştı. Bu romanların basımı hemen 1974 yapımı "Doğu Ekspresi'nde Cinayet" filminin başarısı üzerine geldi.

Arthur Conan Doyle ve Sherlock Holmes gibi, Christie de dedektifi Poirot'tan usanmıştı. Aslında , 1930ların sonlarına doğru, Christie günlüğüne Poirot'u 'katlanılmaz' bulduğunu itiraf etmişti ayrıca 1960'larda Christie Poirot'u 'ben merkezli gıcık' olarak tanımladı. Fakat, Conan'ın aksine, Christie dedektifini hala popüler iken öldürmekte ısrar etti. O, kendisini görevi toplumun sevdiği şeyleri üreten bir gösterici olarak gördü ve toplumun sevdiği şey Poirottu.

Agatha, Poirot'un aksine Miss Marple'a düşkündü. Fakat ilginçtir ki Belçikalı dedektifin romanları Miss Marple'ın iki katından daha fazladır. Bu büyük ihtimalle Christie'nin kariyerinin ilk yıllarında bolca Poirot romanları yazmasına bağlıdır. Öte yandan Marple'in "Ölüm Çığlığı" 1940lara kadar tek Marple romanıdır.

Christie'nin Poirot ve Marple'in beraber olduğu bir romanı yok.

"Ve Perde İndi"nin yayınlanmasından sonra, Poirot The Newyork Times da ölüm ilanı çıkan tek hayali kahramandı.

"Ve Perde İndi"nin harika başarısı üzerine Christie "Uyuyan Ölüm"ün yayınlanmasına izin verdi lakin 1976'da daha kitap basılmadan vefat etti. Bu belki de Marple serileri arasındaki uyumsuzlukları açıklar. Belki de bu Agatha Christie'nin vefat etmeden önce müsveddelerini gözden geçirme imkanı bulamamasıyla ilgilidir. Marple Poirottan daha şanslıydı, Uyuyan Ölüm'deki esrarı çözerek evine döndü.

Hercule Poirot Kimdir?
Miss Marple Kimdir?


Kaynak:http://en.wikipedia.org/wiki/Agatha_Christie

18 Mayıs 2008 Pazar

Agatha Christie Kimdir?



Agatha Mary Clarissa, Lady Mallowan (15 September 189012 January 1976) veya genellikle bilinen ismiyle Agatha Christie, pek çok cinayet romanına, kısa öyküye ve oyuna imza atmış olan İngiliz yazardır. Aynı zamanda Mary Westmacott ismiyle aşk romanları yazmış olsa da, onu asıl olarak unutulmayan yapan şey 80 dedektif romanı ve Avrupa tiyatrolarındaki başarılı oyunlarıdır. Agatha'nın eserleri, özellikle Hercule Poirot ve Miss Marple'in başrol oynadıkları, ona 'Queen of Crime' yani 'Cinayet'in Kraliçesi' ya da 'Polisiye'nin Kraliçesi' ünvanını kazandırmıştır ve aynı zamanda onu bu türde en önemli ve yenilikçi yazarlardan biri kılmıştır.

Christie
'nin William Shakespeare ile birlikte gelmiş geçmiş en çok satan yazarlardan birisi olduğu söylenmiştir. Sadece İncil'in onun kitabından daha çok sattığı biliniyor. UNESCO'nun belirttiğine göre Christie hali hazırda eserleri diğer dillere en fazla çevrilmiş yazardır.

Yazdığı bir piyes olan Fare Kapanı, 25 Kasım 1952'den günümüze 20.000'nin üzerinde performansla dünyada en fazla gösterilen oyun olma özelliğini elinde tutmaktadır. 1955'de Christie American Polisiye Yazarları derneğinden En Büyük Uzman Ödülü'nün aldı. Aynı sene, yazdığı bir roman en iyi oyun ödülüne layık görüldü. Christie'nin bir çok romanı ve kısa öyküsü filme çevrildi, (Doğu Expresinde Cinayet, Nil'de Ölüm, 4.50 Treni gibi) ve birçoğu televizyona, radyoya hatta video oyunlarına uyarlandı.

1998'de Agatha Christie'nin eserlerinin telif hakları Chorion isimli şirkete geçmiştir.

Agatha Christie'nin Biyografisi

Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Agatha_Christie