Agatha Christie'nin Biyografisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Agatha Christie'nin Biyografisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2008 Perşembe

Agatha Christie'nin On Bir Kayıp Günü


Agatha Christie hakkında çıkan ve onun bilinmeyenini araştıran bir kitap. Jared Cade tarafından yazılan kitap kitap Türkçe'ye Çiğdem Öztekin tarafından çevrilmiş. Ve tabi yine Altin Kitaplar Yayınevinden.

Kitabın Tanıtımı
1926 yılının aralık ayında Agatha Christie ismi İngiltere'de tüm gazetelerin baş sayfasını süsledi. Ünlü polisiye yazarı İngiltere'nin güneyindeki evinden bir gece esrarengiz şekilde kayboldu. Ve on bir gün sonra Yorkshire, Harrogate'de bir otelde bulunduğu zaman yazar hafıza kaybına uğradığını iddia etti.

Bu kitabın yayınlanmasına kadar biyografisini kaleme alan çeşitli yazarlar agatha'nın gerçekten amnezi geçirdiğine dair somut bir kanıt ortaya koymadılar. Her ne kadar, bu olay yazarın ününe ün katmış olsa da yaşamı boyunca meydanın göz hapsinden kurtulamadı.

Şimdiye dek hiçbir yerde yayınlanmamış fotoğraflarla bezeli, Jared Cade'in bu eserinde esrarengiz kayboluş öyküsüne ışık tutan gerçekler ünlü yazarın en yakınlarının açıklamalarından derlenmiştir.

Geniş Bilgi İçin Tıklayınız

31 Mayıs 2008 Cumartesi

Agatha Christe Hakkında Bilmedikleriniz 1


  • Agatha Christie hiç okula gitmedi. Annesi tarafından evinde eğitim aldı ve Christie herşeyi okuyordu ve doymak bilmiyordu. Kariyerine katkıda bulunmasa da, 15 yaşında Paris'e müzik ve piyano eğitimi için gitti ki hayatı boyunca müziğin ayrı yeri vardı onun için. O çok verimli hayal gücünü diğer kardeşleri okulda ve uzakta oldukları için nispeten yalnız bir çocukluk geçirmesine bağlamaktadır. Bu alışılmadık eğitimine karşı, 1961 yılında ona Exeter Üniversitesi tarafından fahri doktora verildi.
  • Christie hala Londra'da eşzamanlı olarak 3 oyunu oynatılan tek yazar. Fare Kapanı Kasım 1952'de, Dava Şahidi Ekim 1953'te ve Örümcek Ağı Aralık 1954'te başladı. 1950'ler Agatha'nın tiyatro için altın çağıydı, 6 oyunu oynanıyordu ve 3 tanesi başlıbaşına oyun olarak yazılmıştı.
  • Hercule Poirot öldüğünde, onun için bir New-York Times'ta tam sayfa ölüm ilanı verilmişti ve o bu zamana kadar bu onura erişen tek hayali kahramandı. Bu The Sketch dergisi tarafından verildi ki bu dergi 1923'te kısa öykülerin ilk basıldığı yerdi. İlginç bir şekilde, NYT'nin haberi 6 Ağustos 1975 'teydi - neredeyse Poirot'un Ve Perde İndi'deki gerçek ölümünden 3 ay kadar önce.Bu son dava ile ilgili, ilgi çekici ipuçları vardı fakat fanlar, dünyayı elli sene boyunca esaretine alan ve günümüze devam eden, son parçayı okumak için ekimin ortasına kadar beklemek zorundaydılar.
Kaynak:http://uk.agathachristie.com/view_pdf.php?id=996

23 Mayıs 2008 Cuma

Agatha Christe Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları 1

Agatha Christie'nin resmi web sitesinde bir soru-cevap kısmı var. Ben de cevapları merak eden Türk Christie okurları olduğunu bildiğim için o soruları, Christie ve resmi sitesi hakkındaki sıkça sorulanları burada yayınlıyorum:

Soru
: Agatha Christie'nin kitaplarının yayın hakkı kime ait?
Cevap:
Agatha Christie Ltd, Chorion plc, 4th Floor, Aldwych House, 81 Aldwych, London WC2B 4HN.

Soru: Ne kadar Agatha Christie romanı satılmış durumda?
Cevap:
2 milyarın üzerinde (ve bu sadece kayıtlı sayı)

Soru: En çok satan kitabı hangisi?
Cevap:
On Küçük Zenci dünyada en çok satan kitaplardan. Bu kitabı onun bir baş yapıtı olarak kabul edilmektedir.

Soru:Eğer hiç Christie okumamışsam hangi kitabıyla başlayayım?
Cevap:
Yazdığı ilk kitap olan "Styles’daki Esrarengiz Olay"ı tavsiye ediyoruz ya da Miss Marple'in ilk kitabı olan "Ölüm Çığlığı"nı deneyin.

Soru:Onun favori bir kitabı var mıydı?
Cevap:
Otobiyografisinde "Çarpık Evdeki Cesetler"i ve "Şahidin Gözleri"ni favori kitapları olarak söylemiştir. Ayrıca "On Küçük Zenci" için yarattığım en güzel sanat eseri demiştir.

Soru:Favori bir karakteri var mıydı?
Cevap:
Christie Mr. Harley Quinn'i favori karakterlerinden biri olarak göstermiştir.

Soru: Kitaplarının filme uyarlanması hakkında Christie ne düşündü?
Cevap:
Max Mallowan'ın belirttiğine göre Agatha Christie filme adaptasyonlardan çok hoşlanmasa da 1974 Sydney Lumet yapımı "Doğu Expresinde Cinayet"i takdir etti. Maalesef, onun karakterlerini dünyaya tanıtan harika televizyon
dizilerini asla göremedi.


Soru:Hikayelerinin planı gerçek olay ve kişilere mi dayanıyordu?
Cevap:
Christie'nin karakterleri onun günlük gözlemlerine dayanıyordu ve her gün yaşanan olaylardan çıkarılmaktaydı.

19 Mayıs 2008 Pazartesi

Agathacılaştırma Süreci

Başlık biraz komik görünebilir. Ancak kendi adıma, Christie okumaya başladığımdan beri özellikle yakın çevreme ve arkadaşlarıma şiddetle kendisini okumalarını tavsiye ediyorum.

Arkadaşlarıma aldığım doğum günü hediyelerinin Agatha Christie romanları olması, her yolculukta yanımda bir tane cinayet romanı olması ve tabi ki bu blog başka neyle açıklanabilir ki?

Peki ama insanları Agathacılaştırmak niçin önemli ?

  1. Öncelikle tartışacak ve konuşacak ortak noktam olmayan insanlarla bu yolla diyalog kurabiliyorum. Örneğin tarihten,spordan veya siyasetten hoşlanmayan birisiyle bir Christie romanını konuşmak pek de zor olmuyor. Geçen günkü piknikte arkadaşımın "10 küçük Zenci"yi okuduyup bitirdiğinin gördüm. Tabi hemen kendisiyle bu kitap hakkında uzun bir muhabbet faslı açtım. Arkadaşım şaşırarak "Sen çok iyi hatırlıyorsun. Ne zaman okumuştun?" deyince "3.5 sene önce"dedim. Tabi bu sefer daha da şaşırdı. Ama ben ona bu kitabın beni çok etkilediğinin ve Agathacılaşma sürecimi tetiklediğini söyledim.
  2. İkincisi Agatha Christie kitapları yoluyla insanlara kitap okumayı sevdirmek. Aslında bu blogun da o vazifeyi görmesini diliyorum.
  3. Sonuncu ve en önemlisi ise insanların bu muhteşem kitaplardan mahrum kalmalarına gönlüm el vermiyor. Yani vizyon insanı olmak için, 'dünyada kitapları en fazla tercüme edilen yazar'ın okunması gereklidir diye düşünüyorum.

Son bir soru:
Agathacılaştıramadıklarımızdan mıydınız?

Öyleyse buyrun.



18 Mayıs 2008 Pazar

En Fazla Okuduğum Yazar...

Yer: Billkent Üniversitesi
Ders: Türkçe 101

Dönemin ilk dersine girmiştik. Ali isminde top sakallı, gözlükleri kalın çerçeveli, entel mi entel bir hoca dersimize girmişti. Tabi ilk ders olunca tanışalım dedik. Sırayla soruyor, ismin ne, nerelisin, kimi okursun vs. diye.

Sıra bana geldi. Önce ismimi söyledim. Sonra hocamız "Nerelisin?" diye sordu. "Konya" dedim. Daha sonra bana Konya'nın isminin nereden geldiğini sordu. Ben de kısaca anlattım. Kendisi ise bir şehir efsanesi haline gelen iki derviş hikayesini bildiğini söyledi.

Neyse, daha sonra "En son okuduğun kitap neydi?" diye sordu. Aslında bu tür sorulara pek hazır cevap olmasam da yazın sonuna doğru art arda devirdiğim iki Christie romanı işe yaramıştı. Biraz da çekinerek "Evil Under the Sun" yani "Ölüm Oyunu" dedim. Daha sonra da en sevdiğim en çok okuduğum yazar olarak Agatha'yı söyledim.

Hoca'nın verdiği cevap biraz tuhafıma gitti. Hocamız Agatha'nın kendi zamanında okunduğunu söyledi. Şaşırarak "Hala okunuyor mu?" dedi. Ben de "Hocam tümünü bitirene kadar niyetlendim" dedim.

Aslında orada Christie'nin romanları imdadıma yetişmişti. Sadece bana değil, yanımdaki arkadaş da 'Ha, ben de Agatha'yı çok severim' diyerek hocanın ısrarcı sorularından kaçış imkanı buldu. Yani ona da ilham kaynağı olmuştu.

Agatha'nın Esrarengiz Kayboluşu

Cinayet romanlarının rakipsiz yazarı Agatha Christie'nin, kendisine ün getiren asıl patlamayı bir kitabıyla değil, 1926 yılının 3 Aralık günü esrarengiz şekilde ortadan kaybolarak yaptığını biliyor muydunuz?

İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın tozlu rafları arasında bir süre önce bulunan belgeler, bazılarına göre unutulmuş bir öyküyü yeniden gündeme getirdi. Öykü, Berkshire'da yaşayan Agatha Christie adlı, fazla ünü bulunmayan genç bir yazarın otomobilinin Guilford'da terkedilmiş şekilde bulunmasıyla başlıyor. Kapıları açık, kaza geçirmiş gibi yolun ortasında duran otomobil tamamen boştu. Bir görgü tanığı, otomobilden çıkan kadını sağ gördüğünü söylüyordu, ancak kadın bulunamıyordu. Kayıtlar araştırıldı, otomobil Christie'ye aitti. Dedektifler, her türlü olasılığı göz önünde bulundurarak, bölgede geniş çaplı bir araştırma başlattılar. Ancak araştırma sonuçsuz kaldı.

Olay, esrarı yüzünden pek çok İngiliz'in ilgisini çekerken, hükümet de konuyla ilgilenmeye başladı. İngiltere'nin en ünlü dedektifleri bölgeye akın ettiler. Olaya, ünlü dedektif tiplemesi Sherlock Holmes'un yazarı Conen Doyle'un bile karıştığı rivayet ediliyor; hatta inanılıyor ki, esrarın çözümü de onun elinden olmuş...

ÇARLİSTON MERAKI

Guilford yakınlarındaki bir otelde caz yapan bir müzik topluluğu, bütün bölgeye dağıtılan fotoğraflarından, her akşam çaldıkları lokalde çarliston yapan genç kadını tanıdılar. Polise başvuran cazcılar, 11 gün boyunca bulunamayan Agatha'nın yerini bildirdiler. Polis otele geldiğinde, kayıtlarda 'Christie' soyadına rastlamadı. Ancak 'Neele' soyadlı genç kadın tariflere uyuyordu. Sorgulama yapıldı, Agatha, kimliğini hemen açıklamak yerine, dolambaçlı bir yol seçti. Afrika'dan gelmiş bir turist olduğunu iddia ediyordu. Daha sonra hafızasını yitirdiği yalanına başvurdu.

Agatha Christie'nin soyadını kullandığı ve kendisiyle aynı yaşta olan Nancy Neele adlı kadın ise, Christie'nin kocasının, kendisinin kaybolduğu hafta sonunda buluşmaya hazırlandığı metresinden başkası değildi. Agatha, bütün dikkatleri üzerine çekip, kocası ile metresinin hafta sonu planlarını mahvetmekle kalmamış, onların yasak ilişkilerini hem kamuoyunun, hem de polisin dikkatine de sunmuştu.

Boşanmayla sona eren bu macera Agatha'yı ünlü yaparken, kocası Albay Archie Christie'yi, bütün soruşturma masraflarını devlete ödemek gibi bir yasal yükümlülükle karşı karşıya bıraktı.

Agatha Christie'nin 11 Kayıp Günü

Kaynak:http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=-60759

Agatha Christie'nin Biyografisi



Agatha Christie 1890 senesinde Devon, İngiltere'de Amerikan bir baba ve İngiliz bir anneden dünyaya geldi. Babası Amerikan olsa da hiç bir zaman American vatandaşlığı talep etmedi. Babası Frederick Alvah Miller zengin bir borsacı, annesi Clarissa Margaret Boehmer ise İngiliz donanmasındaki bir kaptanın kızıydı. Christie'nin Madge isimli bir kız kardeşi ve Louis isimli bir erkek kardeşi vardı. 11 yaşındayken babasını kaybetti. Annesi onu genç yaşta yazmaya teşvik etti. 16 yaşındayken Paris'e şarkı söyleme ve piyane kurslarına gitti.

1914 yılında bir pilot olan Archibald Christie ile birinci evliliğini yaptı. Ondan Rosalind Hicks isimli bir kızı oldu. Çift 1928 yılında mutsuz bir evliliğin ardından boşandı. İlk romanı olan Styles'daki Esrarengiz Olay 'ı 1920'de bu evliliği sırasında yazdı.

1. Dünya Savaşı'nda önce bir hastahanede ardından eczanede çalıştı. Bu yaptığı işler daha sonra yazacağı romanları da etkiledi ki eserlerindeki bir çok katil zehiri kullanmıştır.

(Nitekim yazdığı 66 roman ve 168 kısa öykünün 70’inde, cinayet aracı olarak zehir kullanması bunu destekler. 50 yıl boyunca yazdıklarında, bilimsel verilere çok yakın bir doğrulukta, arsenik, morfin, klor, striknin ve talyum zehirlenmelerinin belirti ve etkilerini kaleme alan Agatha Christie için, siyanürün özel bir yeri vardı. Tam 13 kişiyi siyanürle öldürdü.)

1930 senesinde kendisinden 14 yaş küçük olan arkeolog Sir Max Mallowan ile ikinci evliliğini gerçekleştirdi. Christie ve Mallowan farklı mezheplere mensuptular. Evliliklerinin ilk seneleri mutlu geçti ancak daha sonraları Christie kocasının bir çok skandalına göğüs germek zorunda kalmıştır.

Christie'nin Mallowan ile olan gezileri Orta Doğu'da geçen eserlerine büyük katkıda bulundu. 10 Küçük Zenci isimli eseri doğduğu yerde Devon'da geçmektedir.

1971 yılında İngiliz Şövalyelik Ünvanı'nı almıştır.

Agatha Christie 12 Ocak 1976'de, 85 yaşında, doğal nedenlerle Oxfordshire'de öldü.

Christie'nin tek çocuğu olan Rosalind Hicks de 2004 senesinde 85 yaşında ölmüştür.

Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Agatha_Christie