23 Haziran 2008 Pazartesi

Konya Polisi Hercule Poirot'a Taş Çıkartıyor!


Konya polisinin ünü şehir sınırlarını aşmış gibi görünüyor. Aksiyon dergisinin haberine göre:

Konya’da cinayet dedektifleri el attıkları her olayı çözüyor. Polis, 2004’ten bu yana meydana gelen 115 cinayetin tamamını aydınlattı. Bu başarıda aslan payı ekip çalışmasının. Delilden suça gidiliyor, zanlılar çok iyi sorgulanıyor.
Bu haberi görünce aklıma -gelmiş geçmiş en büyük dedektif olan- Hercule Poirot geldi doğal olarak. Ama Konya Polisi'nin aydınlattığı cinayetleri görünce gerçekten çok büyük bir hayranlığa kapıldım. İşte o cinayetlerden bazıları:

Hüzün 42
(Ebru Çiftçi-Dudu Ertekin Cinayetleri)
Örnek olayların başında Hüzün 42 adını taşıyan operasyon geliyor. 11 yaşındaki Ebru Çiftçi, Eylül 2001’de okul dönüşü ortadan kaybolur. Yapılan çalışmalar sonuç vermez. Beş yıl sonra, Haziran 2006’da 10 yaşındaki Emine Dudu Ertekin de okul dönüşü ortadan kaybolur. Cinayet Büro Amirliği çeşitli senaryolar üzerinde çalışmaya başlar. 20 alternatif yol belirlenir ve çocuk sapıkları üzerinde yoğunlaşma kararı alınır. Çocuklara taciz ve fiili livatadan kaydı bulunan 75 kişi takibe alındı. Bunlardan biri de Ali Kemal Tufan’dır.

İkinci olaydan 15 gün sonra tespit edilen zanlı, 11 gün boyunca 24 saat aralıksız takip edilir. Bu sürede değişik meslek kılıfında zanlının iş yerine giden cinayet polisleri, hedef kişinin profilini, nasıl birisi olduğunu, neden hoşlandığını ya da hoşlanmadığını öğrenir. Akademik camiadan bu kişinin nasıl bir ruh hâline sahip olabileceği belirlenir. Çocuk pedofili hakkında araştırma yapılır. Ali Kemal Tufan’ın kendi kızını her gün okula götürmesi, yaptığı suçların bir yansıması şeklinde yorumlanır. Gözaltına alınıp sorgulandığında kendisine asla ‘sapık’ denilmez. Sorgusu boyunca sessiz kalan bu kişiyle konuşurken çok farklı bir yol denenir.

Profesyonel sorgu taktiği sırasında ikinci bir şahıs oluşturulup Ali Kemal Tufan’ın konuyu açması sağlanır. Zanlı, içindeki bu ikinci kişilikten nefret ettiğini dolaylı yoldan anlatır. Sonunda Tufan, her iki kız çocuğunu da okul önünden kandırarak aracına alıp kaçırdığını, tecavüz ettikten sonra öldürerek gömdüğünü itiraf eder. Çocukları gömdüğü yeri “Vahşetti. Gösteremem.” diye karşı çıkar; ama bir süre sonra o noktayı polise gösterir. Ertuğrul Güler, bu olayın zanlı hakkında toplanan veriler ışığında yapılan güçlü sorgu ile aydınlatıldığını söylüyor. Konyalıların yaşananlardan duyduğu üzüntü operasyonun adını da belirler: Hüzün 42.
Not: Ebru Çiftçi kaçırıldığında Şehit Sadık İlköğretim Okulu 3. sınıfa gidiyordu. Yani ben ve ablamla aynı okula, kardeşimleyse aynı sınıfa gidiyordu. Tabi bu kaçırılma olayı üzerine bir çok dedikodu, iftira vs. çevremizde dolandı durdu. Çiftçi Ailesi işte Konya Polisinin bu başarısı sayesinde aslında bir nevi temize çıktı.

Hiç yorum yok :